"Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve topuklarla beraber ayaklarınızı yıkayın..."Mâide Suresi, 6. Ayet
Abdest, İslam dininde "hades" denilen hükmî kirlilikten kurtulmak ve başta namaz olmak üzere belirli ibadetleri yapabilmek için gereken manevi bir temizliktir. O, sadece bedensel bir temizlenme değil, aynı zamanda Allah'ın huzuruna çıkmak için yapılan ruhsal bir hazırlıktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), "Temizlik imanın yarısıdır." (Müslim, Tahâret, 1) buyurarak bu arınmanın önemini vurgulamıştır. Abdest, Müslümanın gün içinde işlediği küçük günahlara kefarettir ve kıyamet gününde abdest azalarının parlayacağı müjdelenmiştir.
Abdestin olmazsa olmazları, yani farzları, bizzat Kur'an-ı Kerim'de Mâide Suresi'nin 6. ayetinde bildirilmiştir. Birinin eksik olması halinde abdest geçerli olmaz. Hanefi mezhebine göre abdestin farzları dörttür:
"Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve topuklarla beraber ayaklarınızı yıkayın..."Mâide Suresi, 6. Ayet
Farzlara ek olarak, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği davranışlar ise sünnetlerdir. Abdesti bu sünnetlerle birlikte almak, sevabını kat kat artırır:
Hanefi mezhebine göre sünnet ve farzlarıyla birlikte tam bir abdest şu sırayla alınır:
Abdest alındıktan sonra bazı durumların gerçekleşmesi halinde abdest bozulur ve yeniden alınması gerekir. Başlıca abdesti bozan durumlar (Hanefi mezhebine göre):
Ön ve arkadan idrar, dışkı, kan, meni, mezi, vedi ve yel (gaz) çıkması.
Vücudun herhangi bir yerinden kan, irin veya sarı su çıkması ve etrafa yayılması.
Ağız dolusu kusmak.
Yatarak veya bir yere yaslanarak, ne yaptığını bilemeyecek derecede derin uyumak. Bayılmak, delirmek veya sarhoş olmak.
Namaz içindeyken yanındakilerin duyacağı şekilde sesli gülmek (kahkaha atmak). Bu durum hem namazı hem abdesti bozar.
Cinsel ilişki veya cünüplük hali (Bu durum gusül abdesti almayı gerektirir).
Hayır, olmaz. Abdestin geçerli olması için suyun, tırnak da dahil olmak üzere deriye temas etmesi şarttır. Oje, suyun tırnağa ulaşmasını engelleyen bir tabaka oluşturduğu için abdestten önce mutlaka çıkarılmalıdır. Kalıcı oje de aynı hükümdedir.
Eğer sargıyı veya yara bandını çıkarmak yaraya zarar verecekse, bu sargının üzeri ıslak el ile bir kez meshedilir ("Mesh alel-cebire"). Bu mesh, o organı yıkama yerine geçer. Alçı için de aynı durum geçerlidir.
Evet, caizdir ancak şartları vardır. Üzerine meshedilecek çorabın "mest" özelliği taşıması gerekir. Yani, kalın olması, su geçirmemesi (veya çok az geçirmesi), bağcıksız ayakta durabilmesi ve en az 5-6 km yürümeye dayanıklı olması gerekir. Bu şartları taşıyan çoraplar, abdestli iken giyilirse, mukim olan (yolcu olmayan) 24 saat, seferî olan (yolcu) ise 72 saat boyunca üzerine meshedebilir. Günümüzdeki ince pamuklu çoraplara mesh edilmez.
Hayır, şart değildir. Abdestin geçerli olması için farzları (yüz, kollar, başı mesh, ayaklar) yerine getirmek yeterlidir. Duaları bilmek ve okumak ise abdestin sevabını artıran sünnet ve edeplerdendir.
Diş fırçalamak abdesti bozmaz, aksine abdestten önce yapılması sünnettir. Ancak, fırçalama sırasında oluşan diş eti kanaması, Hanefi mezhebine göre tükürüğe eşit veya ondan daha fazla (yani tükürüğün rengini belirgin şekilde kırmızı yapacak kadar) ise abdesti bozar.
Abdest, müminin Allah'ın huzuruna çıkmadan önce yaptığı bir arınma ritüelidir. O, sadece fiziksel kirleri değil, aynı zamanda manevi kirleri ve küçük günahları da temizler.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), "Bir Müslüman abdest alıp yüzünü yıkadığı zaman, gözüyle işlediği bütün günahlar su ile birlikte dökülür..." (Müslim, Tahâret, 32) buyurmuştur. Bu bilinçle alınan her abdest, bizi sadece namaza değil, aynı zamanda manevi bir huzura da hazırlar.