Gâşiye Suresi: Yüzleri Parlayanlar ve Kaplayıp Bürüyen Dehşet

Kur'an-ı Kerim'in 88. suresi olan Gâşiye Suresi, 26 ayetten oluşur ve Mekke döneminde inmiştir. "Gâşiye", her şeyi kaplayıp saran, ansızın gelip bürüyen felaket (Kıyamet) demektir. Sure, hesap gününde insanların nasıl iki zıt gruba ayrılacağını sarsıcı bir dille anlatır: Bir yanda dünyada yorulup ahirette boynu bükük şekilde kızgın ateşe atılan "perişan yüzler", diğer yanda ise dünyadaki çabalarının karşılığını alarak yüksek cennetlerde eşsiz nimetler içinde "parıl parıl parlayan yüzler". Surenin sonunda ise insanın kainata ibretle bakması istenir.

Gâşiye Suresi İlk 4 Ayeti Arapça ve Okunuşu

Kıyametin o her şeyi saran sarsıntısını ve inkarcıların çaresizliğini anlatan surenin başlangıç ayetlerinin Arapça metni ve Türkçe telaffuzu şu şekildedir:

هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ ﴿١﴾ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌ ﴿٢﴾ عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ ﴿٣﴾ تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً ﴿٤﴾
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1. Hel etâke hadîsul gâşiyeh(gâşiyeti).
2. Vucûhun yevme izin hâşi'ah(hâşi'atun).
3. Âmiletun nâsıbeh(nâsıbetun).
4. Teslâ nâran hâmiyeh(hâmiyeten).

Türkçe Meali: 1. O her şeyi kaplayıp bürüyecek olanın (Kıyametin) haberi sana geldi mi? 2. O gün birtakım yüzler zillete (korkuya) düşmüştür. 3. (Dünyada boşa) Çalışmış, yorulmuşlardır. 4. Kızgın bir ateşe girerler.

Gâşiye Suresinin Fazileti ve Cuma Günü Sırrı

Gâşiye Suresi, insanın dünyaya olan aşırı bağlılığını kıran ve ona asıl yurdun (ahiretin) varlığını hatırlatan güçlü bir manevi uyarıcıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu sureyi çok sevmiş ve ümmetinin haftalık toplanma günlerinde onlara bir uyarı olarak bizzat okumuştur.

Hz. Numan bin Beşir'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) bu surenin faziletiyle ilgili uygulaması şöyledir:

"Resûlullah (s.a.v) Cuma namazlarında ve (Ramazan ile Kurban) Bayram namazlarında çoğunlukla A'lâ Suresi ile Gâşiye Suresi'ni okurdu. Cuma ile bayram aynı güne denk geldiğinde de, her iki namazda yine bu iki sureyi okurdu."

(Kaynak: Müslim, Cuma, 62; Tirmizî, Cuma, 19)

Maneviyata ağırlık vermek isteyen, ahiret korkusunu kalbinde diri tutmak ve "yüzleri parlayan" bahtiyarlar zümresine (Ashab-ı Yemin) katılmak isteyenlerin Gâşiye Suresini okumaları, manasını tefekkür etmeleri ve tıpkı ayette emredildiği gibi develere (hayvanlara), gökyüzüne ve dağlara bakarak Allah'ın kudretini anmaları (tefekkür) tavsiye edilmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gâşiye ne anlama gelmektedir?

"Gâşiye", Arapçada örtmek, üstünü kapatmak ve her yeri sarıp bürümek anlamlarına gelir. Kur'an-ı Kerim'de, kıyamet koptuğunda yaşanan o dehşetin tüm kainatı ve insanlığı ansızın sarıp bürüyeceğini ifade etmek için Kıyamet gününün isimlerinden biri olarak kullanılmıştır.

Peygamberimiz bu sureyi neden bayramlarda okurdu?

Bayramlar ve Cuma günleri Müslümanların sevinç, kalabalık ve sosyalleşme günleridir. İnsanların dünya neşesine dalıp ahireti, hesap gününü ve o çetin imtihanı unutmamaları için Peygamberimiz (s.a.v) bu günlerde özellikle kıyameti ve ahireti anlatan bu sureyi okuyarak kalplere manevi bir denge getirmiştir.

Gâşiye Suresi Kur'an'da kaçıncı cüzdedir?

Gâşiye Suresi, Kur'an-ı Kerim'in son cüzü olan 30. cüzde (Amme Cüzü) yer almaktadır. A'lâ Suresinden sonra gelir ve onu Fecr Suresi takip eder. Toplam 26 ayettir.

Sonuç

Gâşiye Suresi, gözlerimizi dünyadaki geçici telaşlardan ayırıp o kaçınılmaz sona (Kıyamete) çevirir. Dünyada Allah için değil de gösteriş ve boş hevesler uğruna "çalışıp yorulanların" (Âmiletun nâsıbeh) ahirette hiçbir karşılık bulamayacağını bize sarsıcı bir şekilde hatırlatır. Amacımız, mahşer gününde boynu bükük kalanlardan değil; dünyadaki güzel amellerinden dolayı "hoşnut olmuş ve yüzü parlayan" kullardan olmaktır.