Mâide Suresi: Ahde Vefa, Rızık ve Gökten İnen Sofra
Kur'an-ı Kerim'in 5. suresi olan Mâide Suresi, 120 ayetten oluşur ve Medine döneminin sonlarına doğru inmiştir. İslam'ın helal ve haram sınırlarını, abdestin, guslün ve teyemmümün farzlarını, ahde vefayı (verilen sözü tutmayı) en detaylı anlatan surelerden biridir. İçerisinde dinin kemale erdiğini (mükemmelleştiğini) müjdeleyen 3. ayet yer alır. Surenin adını aldığı ve İslam maneviyatında "rızık ve bereket kapısı" olarak bilinen bölüm ise, Hz. İsa'nın (a.s) havarilerinin isteği üzerine gökten indirilmesi için dua ettiği o muazzam "İlahi Sofra (Mâide)" mucizesidir.
Rızık (Sofra) Duası: Mâide Suresi 114. Ayet Okunuşu
Havas ilminde evdeki ve işyerindeki bereketi artırmak, darlıktan kurtulmak ve umulmadık yerlerden rızıklanmak niyetiyle okunan o meşhur duanın Arapça metni ve Türkçe telaffuzu şu şekildedir:
114. Kâle îsebnu meryemellâhumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mines semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten minke, verzuknâ ve ente hayrur râzikîn(râzikîne).
Türkçe Meali: Meryem oğlu İsa şöyle dua etti: "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra (mâide) indir ki; önce gelenlerimize (şu an buradakilere) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden gelen bir mucize (delil) olsun. Bizi rızıklandır, çünkü Sen rızık verenlerin en hayırlısısın."
Mâide Suresinin Fazileti ve Bereket (Rızık) Sırrı
Mâide Suresi, inananlara helal dairesinde yaşamanın, sözünde durmanın ve adaletli olmanın formülünü verir. Bu sureyi anlayarak okuyan kişi, haram lokmadan uzaklaşır ve kalbine muazzam bir sükunet iner.
İslam büyükleri ve rızık darlığı çekenlerin sığındığı manevi sır şu şekildedir:
"Evinde maddi darlık (geçim sıkıntısı) çeken, borçları yüzünden bunalan veya rızkında bereket göremeyen bir kimse, Hz. İsa'nın okuduğu Mâide Suresi 114. ayetini (Allahümme Rabbena enzil aleyna...) her gün samimiyetle vird edinirse (okursa), Allah o kişiye tıpkı gökten inen sofra gibi umulmadık yerlerden helal rızık ve bereket kapıları açar."
Ayrıca Mâide Suresi, toplum içinde bozulan ilişkilerin düzelmesi, düşmanlıklara karşı hakkın korunması (adalet) ve verilen sözlerin (akitlerin) güvence altına alınması için de çok etkilidir. Haklı olduğu bir davada savunmasız kalanların bu sureye sığınması maneviyat ehli tarafından sıkça tavsiye edilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mâide ne anlama gelmektedir?
"Mâide", Arapçada üzerinde yemek bulunan sofra, ziyafet masası demektir. Surenin son bölümünde (112-115. ayetlerde) Hz. İsa'nın havarilerinin, kalplerinin mutmain olması için gökten hazır bir sofra inmesini istemeleri üzerine bu adı almıştır.
Abdest farzları bu surede mi geçer?
Evet, abdestin farzları (yüzü yıkamak, elleri dirseklere kadar yıkamak, başı meshetmek ve ayakları topuklara kadar yıkamak), gusül abdesti ve su bulunmadığında yapılan teyemmüm, Mâide Suresi'nin 6. ayetinde açık ve net bir şekilde emredilmiştir.
Mâide Suresi Kur'an'da kaçıncı cüzdedir?
Mâide Suresi uzun bir suredir; 6. cüzün başlarında başlar (Nisâ Suresinden hemen sonra) ve 7. cüzün ortalarına kadar devam eder. Kendisinden sonra En'âm Suresi gelir. Toplam 120 ayettir.
Sonuç
Mâide Suresi bizlere, Allah'ın helal kıldığı tertemiz nimetlerle yetinmeyi ve verilen sözlere (ahde) sadık kalmayı öğretir. Hz. İsa'nın "Sen rızık verenlerin en hayırlısısın" duası, aslında rızkın ne patronlardan ne de dünyevi güçlerden değil, doğrudan göklerin ve yerin sahibinden geldiğinin kanıtıdır. Bizler de darlığa düştüğümüzde harama uzanmak yerine bu ilahi duaya sarılırsak, Rabbimizin bereket sofrası (Mâide) muhakkak evimize inecektir.