En'am Suresi
70.000 Melekle Gelen Tevhid Manifestosu
Bazı sureler vardır ki, inerken gökyüzünü sarsar, dağları titretir. En'am Suresi, işte böyle bir "ağırlığa" sahiptir. Mekke döneminin sonlarında, İslam'ın temel inanç esaslarını (Akaid) zihinlere mıhlamak, putperestliğin kökünü kazımak ve "Allah'tan başka ilah yoktur" gerçeğini mantıksal, kozmolojik ve vicdani delillerle ispatlamak için inmiştir.
Bu sure, "Geleneksel Dini" (atalar dinini) yerle bir eden, yerine "Akıl ve Vahiy Dinini" kuran devrimci bir metindir. İsmine "En'am" (Evcil Hayvanlar/Sığırlar) denmesi bile bir meydan okumadır; çünkü o dönemde insanlar hayvanları putlara adıyor, yiyecekleri tabularla haram kılıyorlardı. Sure, "Hayvanları yaratan da, onlardan rızkı veren de Allah'tır, putlar değil!" diyerek ekonomik ve teolojik özgürlüğü ilan eder.
Muazzam İniş: 70.000 Melek Eşliğinde
Abdullah İbn Abbas (r.a.) şöyle anlatır: "En'am Suresi, Mekke'de gece vakti, toptan (tek seferde) inmiştir. İnerken etrafında 70.000 melek vardı ve ufku tesbih sesleriyle doldurmuşlardı."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu surenin indiği an, vahyin ağırlığından dolayı neredeyse kemiklerinin çatırdayacağını hissetmiş ve hemen "Sübhânellâhi'l-Azîm" (Yüce Allah'ı tenzih ederim) diyerek secdeye kapanmıştır. Bu sure, parça parça değil, bir "Anayasa Paketi" gibi bütün halinde gelmiştir; çünkü içerdiği Tevhid ilkesi parçalanamaz bir bütündür.
Bir Müminin Hayat Sloganı (162. Ayet)
En'am Suresi, bir Müslümanın hayat amacını tek bir cümlede özetler. Bu ayet, Peygamberimiz'in (s.a.v.) namazlarında sıkça okuduğu bir duadır:
لَا شَر۪يكَ لَهُۚ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا۬ اَوَّلُ الْمُسْلِم۪ينَ ﴿١٦٣﴾
Hz. İbrahim'in Kozmik Akıl Yürütmesi (74-79. Ayetler)
En'am Suresi, tevhidin babası Hz. İbrahim'in (a.s.), putperest bir toplumda (Babiller) hakikati nasıl akıl yoluyla bulduğunu muazzam bir sinematografiyle anlatır. İbrahim (a.s.), atalarının körü körüne inandığı putları reddeder ve gözünü gökyüzüne çevirir. "Rabbim kim?" sorusuna cevap arar.
1. Yıldız (Venüs)
Gece bastırınca parlak bir yıldız görür. "Rabbim budur" der (varsayımda bulunur). Ancak yıldız batınca, "Ben batanları sevmem" diyerek, geçici olanın İlah olamayacağını ilan eder.
2. Ay
Daha parlak olan Ay doğar. "Rabbim budur" der. Fakat o da batınca, "Rabbim bana doğruyu göstermezse ben de sapıtanlardan olurum" diyerek acziyetini itiraf eder ve arayışa devam eder.
3. Güneş
Güneş doğar, her yeri aydınlatır. "İşte en büyüğü bu, Rabbim budur" der. Ancak akşam olup o da batınca, İbrahim (a.s.) son noktayı koyar: "Ey kavmim! Ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım. Ben yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene (Fâtır) çevirdim."
Bu kıssa bize şunu öğretir: Allah inancı, taklit yoluyla (anadan babadan görerek) değil, tefekkür ve akıl yürütme (tahkik) yoluyla elde edilmelidir. Değişen, batan, doğan hiçbir şey İlah olamaz.
Neden "En'am" (Sığırlar/Hayvanlar)?
O dönemde müşrikler, "Şu hayvanlar putlara aittir, kimse yiyemez", "Şu hayvanın sütü sadece erkeklere helaldir" gibi saçma sapan tabular (Bâhire, Sâibe vb.) uydurmuşlardı. Surenin 136-146. ayetleri bu hurafeleri tek tek çürütür.
Allah (c.c.) buyurur ki: "O hayvanları yaratan Allah'tır, otlatan O'dur, sütü veren O'dur. Ama siz Allah'ın rızkı üzerinde, Allah'ın izin vermediği yasaklar koyuyorsunuz!" Bu, gıda özgürlüğüdür. Helal ve haram koyma yetkisi (Teşri), sadece Allah'a aittir. Kimse kendi kafasına göre "bu haramdır" diyemez.
İslam'ın 10 Emri (151-153. Ayetler)
Tevrat'ta geçen 10 Emir ile büyük benzerlik gösteren, tüm insanlığın ortak ahlak yasası bu surededir. Allah, "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım" diyerek 10 madde sıralar:
- 1. Şirk Koşmayın: Allah'tan başkasına kulluk etmeyin.
- 2. Ana-Babaya İyilik Edin: Onlara "öf" bile demeyin.
- 3. Fakirlik Korkusuyla Çocuklarınızı Öldürmeyin: Rızkı veren Allah'tır (Kürtaj ve çocuk katli yasağı).
- 4. Fuhşiyata (Açık-Gizli) Yaklaşmayın: Zina ve ahlaksızlığın her türlüsü.
- 5. Can'a Kıymayın: Haksız yere adam öldürmeyin.
- 6. Yetim Malına Yaklaşmayın: Ancak onu korumak ve artırmak için (ergenliğe erene kadar) yaklaşın.
- 7. Ölçü ve Tartıyı Adaletle Yapın: Ticarette hile yapmayın.
- 8. Konuştuğunuzda Adaletli Olun: Akrabanız aleyhine bile olsa doğruyu söyleyin.
- 9. Allah'ın Ahdini (Sözünü) Yerine Getirin: Verdiğiniz sözleri tutun.
- 10. Dosdoğru Yoluma (Sırat-ı Müstakim) Uyun: Sizi parçalayacak diğer yollara sapmayın.
Gaybın Anahtarları (Mefâtihu'l-Gayb)
"Gaybın anahtarları O'nun katındadır. Onları O'ndan başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O'nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez..."
(En'am Suresi, 59. Ayet)
Bu ayet, Allah'ın ilminin sınırsızlığını anlatan en çarpıcı ayetlerden biridir. Karanlık toprağın altındaki bir tohumdan, okyanusun dibindeki bir kum tanesine kadar her şey, bir "Kitab-ı Mübin"de (Apaçık Kitap/Levh-i Mahfuz) kayıtlıdır. Bu, insana hem müthiş bir güven (başıboş değilim) hem de derin bir sorumluluk (gözetim altındayım) hissi verir.
Dünya Hayatı Bir Oyundur
Sure, bizi dünya sarhoşluğundan uyandırır: "Dünya hayatı, bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret yurdu ise, takva sahipleri için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?" (En'am, 32). Oyun (laib) ve eğlence (lehv); insanı oyalayan, vakit geçirmesini sağlayan ama sonunda "bitti" denilince elde bir şey bırakmayan aktivitelerdir. Gerçek hayat (Hayvan), ahiret hayatıdır.