Sâd Suresi: Tövbenin Sırrı ve Eyyub'un Şifası

Kur'an-ı Kerim'in 38. suresi olan Sâd Suresi, 88 ayetten oluşur ve Mekke döneminde inmiştir. Sure, "Öğüt dolu Kur'an'a andolsun" diyerek başlar; inkârcıların kibir ve inatlarını sarsıcı bir şekilde anlatır. Ancak surenin kalbini, iki büyük peygamberin muazzam imtihanları oluşturur: Yaptığı bir hatanın ardından derhal secdeye kapanıp Allah'tan bağışlanma dileyen Hz. Davud'un (a.s) o içli tövbesi ve yıllarca süren amansız hastalığına karşı sarsılmaz bir teslimiyet gösterip mucizevi bir su ile iyileşen Hz. Eyyub'un (a.s) şifası. Günümüzde fiziki hastalıklardan, cilt dertlerinden ve ruhsal sıkıntılardan kurtulmak isteyenlerin sığındığı eşsiz bir manevi reçetedir.

Öğüt Dolu Kur'an: Sâd Suresi İlk 3 Ayetin Okunuşu

Kibirden uzaklaşıp ilahi korumaya girmek niyetiyle okunan, inkârcıların içine düştüğü o büyük gurur (izzet) ve ayrılığı (şikâk) anlatan ayetlerin Arapça metni ve Türkçe telaffuzu şu şekildedir:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
ص ۚ وَالْقُرْآنِ ذِي الذِّكْرِ ﴿١﴾ بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ ﴿٢﴾ كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍ فَنَادَوا وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍ ﴿٣﴾
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1. Sâd, vel kur’âni ziz zikr(zikri).
2. Belillezîne keferû fî izzetin ve şikâk(şikâkın).
3. Kem ehleknâ min kablihim min karnin fe nâdev ve lâte hîne menâs(menâsın).

Türkçe Meali: Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. 1. Sâd. Öğüt (ve şan) dolu Kur'an'a andolsun. 2. Doğrusu inkâr edenler büyük bir gurur, kibir ve ayrılık (şikâk) içindedirler. 3. Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. (Azabı görünce) feryat ettiler, ama artık kurtuluş zamanı değildi.

Sâd Suresinin Fazileti ve Manevi Şifa Sırları

Sâd Suresi, insan ruhundaki kibri kıran ve bedendeki hastalıklara mucizevi bir "Eyyub sabrı" ve şifası aşılayan çok kuvvetli bir suredir.

Havas ilmi âlimleri ve maneviyat ehli, Sâd Suresi'nin bilhassa Hz. Eyyub'un (a.s) şifasını anlatan 41. ve 42. ayetlerinin muazzam sırrı hakkında şu tavsiyede bulunmuşlardır:

"Tıbbi çözümü zor bulunan cilt hastalıklarına, bedensel ağrılara veya ruhsal buhranlara yakalanan kimse, Sâd Suresi 42. ayetteki 'Urkud bi riclik, hâzâ mugteselun bâridun ve şerâb' (Ayağını yere vur, işte sana yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su) müjdesine tutunsun. Bu ayeti niyet ederek suya okur, hem içer hem de hastalıklı bölgesine sürerse, Allah ona Hz. Eyyub'a lütfettiği o serin şifadan ihsan eder."

Aynı zamanda bu sureyi okumak, kişinin makamında ve işinde sebat etmesini (kalıcı olmasını) sağlar. Hz. Davud'un hatasını fark edip hemen secdeye kapandığı 24. ayet bir "Secde Ayetidir" ve bu ayet okunduğunda tilavet secdesi yapılır. Yanlış bir karar aldığını, günaha düştüğünü veya işlerinin ters gittiğini gören kişinin bu sureyi okuyup Davud peygamber gibi içtenlikle secde etmesi, kapalı tüm kapıları ilahi bir affın anahtarıyla açar.

Sıkça Sorulan Sorular

Sâd ne anlama gelmektedir?

"Sâd" (ص), Kur'an-ı Kerim'deki bazı surelerin başında yer alan "Hurûf-u Mukattaa" (Kesik Harfler) adı verilen sırlı harflerden biridir. Gerçek manasını yalnızca Allah bilir. Sure, bu harf ile başladığı için Sâd Suresi adını almıştır.

Sâd Suresi'nde secde ayeti var mıdır?

Evet, surenin 24. ayeti Kur'an-ı Kerim'deki secde ayetlerinden biridir. Hz. Davud'un (a.s) Rabbinden bağışlanma dileyerek secdeye kapandığını anlatan bu ayet okunduğunda veya dinlendiğinde "Tilavet Secdesi" yapmak vaciptir.

Sâd Suresi Kur'an'da kaçıncı cüzdedir?

Sâd Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 23. cüzünde yer almaktadır. Saffat Suresinden sonra gelir ve onu, kalabalıkları bir araya toplayan (kıyameti anlatan) Zümer Suresi takip eder. Toplam 88 ayettir.

Sonuç

Sâd Suresi bize şunu gösterir: Dünya üzerindeki en güçlü kral (Hz. Davud) da olsanız, elinizdeki her şeyi kaybedip yıllarca hasta yatan bir kul (Hz. Eyyub) da olsanız, kurtuluşun tek yolu kibrinizi kırıp Allah'a secde etmektir. Düştüğümüz yerden kalkmanın, hastalıklarımıza o serin ve şifalı "Eyyub suyunu" bulmanın sırrı, tövbede gizlidir. Sâd Suresi'nin "Öğüt dolu" çağrısına kulak verenler, hem bedensel dertlerinden hem de şeytanın vesveselerinden muazzam bir sükûnetle kurtulacaklardır.